Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
  Ana Sayfa    Forum    Download    Galeri    İlanlar    Yardım    Giriş Yap    Kayıt  
*
23 Nisan 2014, 09:43:42
+ 
|-+  MULTİMEDYA & EĞLENCE
| |-+  Komedi & Mizah
| | |-+  Hayatın içinden - müthiş güzel yazılar beğeninize TOPLAM 5 YAZI
Gelişmiş Arama
SilkroadoFFline
  0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte. « önceki sonraki »
Sayfa 1
Gönderen
Konu: Hayatın içinden - müthiş güzel yazılar beğeninize TOPLAM 5 YAZI  (Okunma Sayısı 405 defa)
ÜYE BILGILERI delikanli53
*

KARAKTER Tür: Çin
SERVER ODİN
KAYIT TARIHI 26 Temmuz 2008, 15:05:13
MESAJ SAYISI » 763
BABA OLMAK ÇOK GÜZEL :D

Teşekkürü 95
ILETISIM
WWW Offline Offline
« : 27 Eylül 2008, 13:35:31 »

ROSE

Kan rengi, kipkirmizi gullere bayilirdi. Zaten onlarla adasti da. Rose..
Gul.. Kocasinin sevgili Rose'u.. Her yil Sevgililer Gunu'nu kapinin onunde
buldugu enfes fiyonklarla suslu kucak dolusu kirmizi gullerle kutlardi. Hic
aksamadan. Hatta, esini kaybettigi yil dahi kapisi calinmis, gulleri kucagina
birakilmisti.. Tipki gecmiste oldugu gibi, kucuk bir kartla birlikte.. Her yil
gullere ilistirdigi karta ayni cumleleri yazardi:
"Seni gecen sene bugunkunden daha cok seviyorum.."
Birden, bunlarin son gulleri oldugunu dusundu.. Onceden ismarlamis olmaliydi..
Olecegini nasil bilebilirdi?.. Zaten her seyi onceden planlamayi ve yapmayi
severdi..Yumurta kapiya gelmeden..

Gulleri ozenle iceri tasidi.. Saplarini kesti, vazoya yerlestirdi.. Vazoyu da
konsolun uzerine, esinin kendisine gulumseyen fotografinin yanina koydu. Orada
kocasinin koltugunda oturup saatlerce gulleri ve fotografi seyretti. Sessizce..
Bitmek bilmeyen bir yil gecti.. Yapayalniz ve huzun dolu bir yil.. Sonra bir
sabah kapi calindi.. Tipki eski gunlerde oldugu gibi.. Kirmizi gulleri, uzerinde
kucuk kartiyla birlikte esikteydi.. Sevgililer Gunu'nu kutluyordu. Gulleri iceri
aldi. Saskinlik icinde dogru telefona gitti. Cicekci dukkanini aradi.. Onu bu
kadar uzmeye kimin ne hakki vardi? "Biliyorum" dedi, cicekci.. "Esinizi gecen
yil kaybettiniz.. Telefon edeceginizi de biliyordum.. Bugun size yolladigim
gulleri cok onceden ismarlamis, parasini da odemisti.. Hep oyle yapardi, zaten..
Hic sansa birakmazdi. Dosyamda talimat var. Bu cicekleri size her yil
yollayacagim. Bir de ozel kart vardi, kendi el yazisiyla. Bilmeniz gerek diye
dusunuyorum.. Olumunden sonra ciceklere ilistirmemi istedigi kart.."
Rose hickiriklar arasinda tesekkur ederek telefonu kapadi. Parmaklari titreyerek
zarfi acti..

"Merhaba sevgilim" diye basliyordu, kart..
"Bir yildir ayriyiz. Umarim senin icin cok zor olmamistir. Yalnizligini ve
acilarini hissedebiliyorum. Giden sen, kalan ben olsaydim neler cekerdim, kim
bilir? Sevgi paylasildiginda yasamin tadina doyum olmuyor. Seni kelimelerle
anlatilamayacak kadar cok sevdim. Harika bir estin.. Dostum,
sevgilim, benim. Sadece bir yildir ayriyiz. Kendini birakma. Aglarken bile mutlu
olmani istiyorum. Onun icin bundan sonraki yillarda guller hep kapimizda olacak.
Onlari kucagina aldiginda paylastigimiz mutlulugu ve kutsandigimizi dusun. Seni
hep sevdim.. Her zaman da sevecegim. Ama yasamalisin. Devam etmelisin.
lutfen.. Mutlulugu yeniden yakalamaya calis.

Kolay degil, biliyorum ama bir yolunu bulacagina eminim. Guller, senin kapiyi
acmadigin gune dek gelmeye devam edecek. O gun cicekci bes ayri zamanda
gelip kapiyi calacak, eve donup donmedigini kontrol edecek. Besinciden sonra emin olarak gulleri ona verdigim yeni adrese getirip seninle yeniden ve ebediyyen
kavustugumuz yere birakacak..."
-----------------------------------------------------------

YAŞLI ADAMIN OĞLUNA MEKTUBU

Nebraska'da yasli bir adam yasardi. Patates ekini icin bahceyi bellemesi
gerekiyordu, lakin bu cok zor bir isti. Tek oglu olan David ona yardim
edebilirdi fakat o da hapisteydi.

Yasli adam ogluna bir mektup yazdi ve derdini anlattı.

Sevgili David,

Patates bahcemi belleyemeyecegimden kendimi cok kotu hissediyorum.
Bahceyi kazmak icin oldukca yaslanmis sayilirim. Burada olsan butun
derdim bitecekti. Biliyorum ki sen bahceyi benim icin hallederdin.

Sevgiler Baban

Bir kac gun sonra oglundan bir mektup aldi

Babacigim,

Tanrı askina bahceyi kazma, ben oraya cesetleri gommustum.

Sevgiler David

Ertesi gun sabaha karsi 4'de FBI ve yerel polis cikageldi ve tum sahayi
kazdi lakin hic bir cesede rastlamadilar. Yasli adamdan ozur dileyerek
gittiler. Ayni gun yasli adam oglundan bir mektup daha aldi.

Babacigim,

Simdi patatesleri ekebilirsin. Bu sartlarda yapabilecegimin en iyisini
yaptim.

Sevgiler David...
----------------------------------------------------------------------------------------------


AYYAŞIN MEYHUŞUN BİRİ

Sultan Murad Han o gün bir hostur. Telaseli görünür. Sanki bir seyler söylemek ister sonra vazgecer.
Neseli deseniz degil, üzüntülü deseniz hic degil. Veziriazam Siyavus Pasa sorar:
- Hayrola efendim, caninizi sikan bir sey mi var?
- Aksam garip bir rüya gördüm.
- Hayirdir insallah?..
- Hayir mi ser mi ögrenecegiz.
- Nasil yani?
- Hazirlan, disari cikiyoruz.
Ve iki molla kiliginda cikarlar yola. Görünen o ki padisah hâlâ gördügü
rüyanin tesirindedir ve gidecegi yeri iyi bilir. Seri, kararli adimlarla
Beyazit'a cikar, döner Vefa'ya, Zeyrek'ten asagilara sallanir. Unkapani
civarinda soluklanir. Etrafina daha bir dikkatle bakinir. iste tam o sirada yerde yatan bir ceset
gözlerine batar. Sorarlar;
- Kimdir bu?
Ahali:
- Aman hocam hic bulasma, derler. Ayyasin meyhusun biri iste!..
- Nerden biliyorsunuz?
- Müsaade et de bilelim yani. Kirk yillik komsumuz. Bir baskasi tafsilata girer;
- Biliyor musunuz, der. Aslinda iyi sanatkardir. Azaplar carsisi'nda
calisir. Nalinin hasini yapar... Ancak kazandiklarini ickiye, fuhusa harcar.
Hem sise sise sarap tasir evine, hem de nerde namli mimli kadin varsa takar
pesine.. Hele yaslinin biri cok öfkelidir. - isterseniz komsulara sorun,
der. Sorun bakalim onu bir cemaatte gören olmus mu?.. Hasili, mahalleli
döner ardini gider. Bizim tedbili kiyafet mollalar kalirlar mi ortada!..
Tam vezir de toparlaniyordur ki padisah yolunu keser:
- Nereye?
- Bilmem, bu adamdan uzak durmayi yeglersiniz sanirim.
- Millet bu, ceker gider. Kimseye bir sey diyemem... Ama biz gidemeyiz, söyle veya böyle tebamizdir. Defini tamamlamak gerek.
- iyi ya, saraydan birkac hoca yollar kurtuluruz vebalden.
- Olmaz, rüyadaki hikmeti cözemedik daha. Peki ne yapmami emir buyurursunuz?
- Mollaliga devam... Naasi kaldirmaliyiz en azindan.
- Aman efendim, nasil kaldiririz?
- Basbayagi kaldiririz iste.
-Yapmayin etmeyin sultanim, bunun yikanmasi paklanmasi var. Tekfini, telkini...
- Merak etme ben beceririm. Ama önce bir gasilhane bulmaliyiz.
- surada bir mahalle mescidi var ama...
- Olmaz, vefat eden sen olsaydin nereden kalkmak isterdin?
- Ne bileyim, Ayasofya'dan Süleymaniye'den, en azindan Fatih Camii'nden... -
Ayasofya ile Süleymaniye'de devlet erkani coktur. Taninmak istemem. Ama
Fatih Camii'ni iyi dedin. Hadi yüklenelim... Ve gelirler camiye. Vezir saga sola kosturur, kefen tabut bulur. Padisah bakir kazanlari vurur ocaga...
Usulü erkaninca bir güzel yikarlar ki, naas ayan beyan güzellesir sanki.
Bir nurdur aydinlanir alninda. Yüzü sâkilere benzemez. Hem manâli bir tebessüm okunur dudaklarinda. Padisahin kani isinmistir bu adama, vezirin de
keza...
Mechul nalinciyi kefenler, tabutlar, musalla tasina yatirirlar. Ama namaz vaktine hayli vardir daha... Bir ara vezir sikintili sikintili yaklasir.
- Sultanim, der. Yanlis yapiyoruz galiba...
- Nasil yani?..
- Heyecana kapildik, sorup sorusturmadan buraya getirdik cenazeyi.
Kim bilir belki hanimi vardir, belki yetimleri?..
- Dogru, öyle ya, neyse... Sen basini bekle, ben mahalleyi dolanip geleyim.
Vezir cüzüne, tesbihine döner, padisah garip maceranin basladigi noktaya
kosar. Nitekim sorar sorusturur. Nalincinin evini bulur. Kapiyi yasli bir kadin acar. Hadiseyi metanetle dinler. Sanki bu vefati bekler
gibidir.
-Hakkini helal et evladim, der. Belli ki cok yorulmussun. Sonra esige cöker, ellerini yumruk yapar. sakaklarina dayar...
Aglar mi? Hayir. Ama gözleri kisilir, hatiralara dalar belki. Neden sonra silkinip cikar hayal dünyasindan...
- Biliyor musun oglum? Diye dertli dertli söylenir...
Bizim efendi bir âlemdi, vesselam... Aksamlara kadar nalin yapar...
Ama birinin elinde sarap sisesi görmesin; elindekini avucundakini verir satin alirdi. Sonra getirip dökerdi helaya!..
- Niye?
- Ümmeti Muhammed icmesin diye...
- Hayret...
- Sonra, malum kadinlarin ücretlerini öder eve getirirdi. Ben sizin
zamaninizi satin aldim mi? Aldim, derdi. Öyleyse simdi
dinlemeniz gerek... O ceker gider, ben menkîbeler anlatirdim onlara...
Mizrakli ilmihal. Hucceti islam okurdum...
- Bak sen! Millet ne saniyor halbuki...
- Milletin ne sandigi umrunda degildi. Hos, o hep uzak mescidlere giderdi.
Öyle bir imamin arkasinda durmali ki, derdi. Tekbir alirken Kabe'yi görmeli...
- Öyle imam kac tane kaldi simdi?
- iste bu yüzden Nisanci'ya, Sofular'a uzanirdi ya... Hatta bir gün;
- Bakasin efendi, dedim. Sen böyle böyle yapiyorsun ama komsular
kötü belleyecek. inan cenazen kalacak ortada...
- Dogru, öyle ya?..
- Kimseye zahmetim olmasin, deyip mezarini kendi kazdi bahceye.
Ama ben üsteledim. is mezarla bitiyor mu, dedim. Seni kim yikasin, kim kaldirsin?
- Peki o ne dedi?
- Önce uzun uzun güldü, sonra;
- Allah büyüktür hatun, dedi. Hem padisahin isi ne?
-------------------------------------------------------------------------------------

BİR SAATLİK DOST

Hizli bir calisma temposunun ardindan saatin bes oldugunu kat nobetini
devretmeye gelen hemsire arkadaslar sayesinde fark etmistik.
Yogun bir servisti calistigim servis cocuk servisleri hastanelerin en
yogun ve gurultulu olan servisleridir. Artik gunun yogunlugu gecmis
servis sessiz bir hal almisti aksam tedavilerini henuz bitirmis ofiste cay icmeye
gitme telasindaydim. Cunku gunun ilk cayini icme firsati yakaladim
diye kendi kendime dusunuyordum. Kep dagilmis sac bas karismis yorgun
bitkin bir haldeydim tedavi odasindan ciktigimda aynada kendimi
taniyamadim ofise geldigimde hemsire odasinin telefonu caliyordu.
Oturdugum yerden buyuk bir guclukle ayaga kalktim ve telefona gittim karsidaki ses acilde
trafik yaralilarinin oldugunu iclerinde cocuklarinda bulundugunu damar
bulamadiklarindan dolayi acile yardima gelmemi soyluyordu. Tum
yorgunlugumu unutmus hizla acil servisine yonelmistim ki diger telefonda
nobetci hekimin icapci beyin cerrahi hekimiyle gelip gelmeme konusundaki
tartismasini duydum. Nobetci hekimin sesi ortaligi cinlatiyordu:

- Ne yapalim? Birakalim olsun mu bu insanlar? Gelmek zorundasiniz!
- Gittiginiz davet beni ilgilendirmez! Nobet degistirseydiniz cok onemli bir davetti madem.
- Siz Hipokrat yemini etmediniz mi ?

Konusma boyle surup giderken gelen asansore binerek kosarak acil servisine
gittim. Her yer kan revan icinde aglayan kosusturan yakinini bulmaya
calisan bir yigin insan vardi bu kalabalikta saglikli bir is nasil
yapilirdi bilmiyordum ama her kez elinden geleni birilerine bakma
gayretini gosteriyordu. Acil serviste yatak kalmamis sedyelere insanlar
yatirilip ilk mudahale yapilincaya kadar bekletiliyor yetersiz kalan personel
yerine hastalari yukari sevk edilen servise aileleri cikartiyordu. Onca
kazazede icinde basinda kimsesi olmayan ama durumu da oldukca agir 15-17
yas arasi bir genc vardi gerekli mudahalesi yapilmis fakat sevk edildigi
beyin cerrahi hekimi henuz gorev yerine gelmedigi icin orada bekletiliyordu.
Kendime ait serum ve tedavileri uyguladiktan sonra o cocugun basina giderek
ilgilenmeye calistim suuru yerindeydi konustuklarimi anliyor fakat cevap
veremiyordu.
Hayatinin son anlarini yasadigini goruyor ve yalniz oldugu icin
korkunc derecede uzuluyordum onu orada yalniz birakamiyordum . Zaten ben
onunla ilgilenirken acil servis bosalmis tum hastalar gerekli
servislere dagitilmisti. Genc iyice kotu olmustu ellerimi simsiki tutuyordu
birakma dercesine gozlerinden yaslar suzuldukce kendimi bende tutamaz
hale gelmistim egildim yanaklarindan optum
"- Birakmayacagim seni sakin ol uzulme sakin." diyordum hic tanimadigim
daha once hic gormedigim bu insana anlatilmaz bir yakinlik hissediyor
sanki onun acisinin aynisini cekiyordum. Cok aci cekiyordu hem
yalnizligindan hem de gecirmis oldugu beyin travmasindan ne kadar sure daha onunla
kaldigimi hatirlamiyorum o artik aramizda degildi bu dunyayi terk etmisti
ve ben gelmeyen doktoru sucluyor icimden lanetler yagdiriyordum .
Derken beyin cerrahi hekimi gelmisti. Hastanin daha dogrusu ex (olmus) olmus
gencin uzerindeki carsafi almami soyledi.

Carsafi kaldirdigimda doktorun hic bir sey soyleme firsati
olmadan yere dustugunu gordum .Ne oldugunu anlamaya calisiyordum yemekli bir
davetten gelmisti acaba cok mu sarhostu ya da kalp krizimi geciriyordu
diye dusunurken diger hekim arkadaslari olaya mudahale etmislerdi bile.

Olen o gencecik insanin babasiydi bu doktor ve kendi evladinin
tedavisi icin cok gec kalmisti ne yazik ki. kotu gunde oglunun acisiyla felc
gecirmis ve gorevine yeniden donememisti. Seni yeniden andim KEREM ruhun
sad olsun hayattaki bir saatlik dost bana yillardir yasattigin tecrubeyle
dost kalan dost.
---------------------------------------------------------------------------------------

YEDİ KUTSAL GERÇEK

- Kaç yıldır benim yanımdasın?
- 20 yıldır efendim
- Bu zaman süresince benden ne öğrendin?
- Hiçbir şeyle değişmeyeceğim yedi gerçek öğrendim.
- Ömrüm seninle geçtiği halde topu topu 7 gerçek mi öğrendin?
- Evet.
- Söyle bakalım öyleyse neler öğrendin?
- Baktım ki herkes bir şeyi dost ediniyor, ona gönül verip bağlanıyor.
Ancak bunlardan hemen hepsi insanı yarı yolda bırakıyor. Ben ise,
beni hiç bırakmayacak, ölümden sonra bile benimle gelecek şeyleri
aradım. Ve dost olarak iyilikleri seçtim kendime. Ki onlar sonsuz bir yükselme
yolculuğuna çıkmış insanoğlunun hiç tükenmeyecek azığı ve en gerçek dostlarıdır.
- Çok güzel, ikincisi ne bakalım?
- Baktım ki, insanların bir çoğu geçici dünya değerlerine dört elle
sarılmış onları koruyor, kasalarda saklıyor, kaybolmaması için her çareye
başvuruyor. Kimi zenginliğine, kimi güzelliğine, kimi ününe tutunmuş sımsıkı, onları
elden çıkarmamak için çırpınıp duruyor. Oysa ben varlığımı ve bütün
isteklerimi O�na satıp, gönlümü yalnız O�nun sevgisine açtım.
- Devam et!
- İnsanların üstün olmak için birbirleriyle yarıştıklarını gördüm. Ancak
bir çoğu üstünlüğü yanlış yerlerde arıyor ve birbirinin üstüne basarak
yükselmek istiyordu. Bunun üzerine üstünlüğü geçici dünya değerlerinde değil, akıl
ve ahlakça yükselmekte, kötülüklerin her çeşidinden el etek çekip,
iyiliklere vasıta olmakta aradım.
- Devam et yavrum.
- Yine baktım ki, insanlar sabahtan akşama birbirleriyle uğraşıyor, boş
yere hayatı zehir ediyorlar kendilerine. Bütün bunların
benlik, bencillik ve çekememezlikten ileri geldiğini gördüm. Ve gönlümü bu
kirlerden arıtarak, herkesle dost olup, huzur ve güven içinde yaşamanın yolunu buldum.
- Sonra?
- Nedense herkes hatasının sebebini hep dışta arıyor ve başkalarını
suçlamak yoluna sapıyordu. Böylece suçlarının örtüsü altına saklanıyordu. Oysa
insanın başına ne geliyorsa kendi yüzünden ve kendi eliyle geliyordu.
Bunun bilip yalnız kendimle cenge girerek, nefsimin iradesine uymamaya ve
vesvese verenin ağına düşmemeye çalıştım.
- Doğru...
- Baktım ki insanlar şu bir lokma ekmek ve dünya geçimi için helal haram demeden,
her türlü hakkı çiğnemekten çekinmiyorlar. Hem başkalarının hakkını alıp onları
yoksul bırakmakla, hem de bu haksızlığın azabını ağır bir yük gibi vicdanlarında
taşımakla iki kere kötülük etmiş oluyorlar. Oysa doğru yaşanıldığında ve hakça
bölüşüldüğünde dünya nimetleri insanlara yeter de artardı bile.
- Ve yedinci?
- Yedinci olarak şunu gördüm ki, insanlar bir şeye dayanmak ve güvenmek ihtiyacındadırlar.
Kimi zenginliğine, kimi güzelliğine...
Bunların hepsi de bir süre sonra yıkılacak eğreti desteklerdir. Ben ise
yalnız O�na sığınıp yalnız O�ndan yardım diledim. Ve bunun karşılığı sonsuz
bir güven oldu.
- Seni tebrik ederim evladım. Ben de yıllar yılı bütün din kitaplarını inceledim.
Hepsinin bu 7 gerçek etrafında döndüğünü tespit ettim.


EDİT:Büyük harflerle başlık açmak yasaktır.!!





« Son Düzenleme: 27 Eylül 2008, 13:57:32 Gönderen: No_Cry » Logged



T-BOT SORUNLARINIZ

T-BOT SCRİPT HAZIRLAMAK İSTEYENLERE SÜPER BİLGİ

GELECEĞİN SRO PLAYERİ Grin

charınızın çalınmamasını mı istiyorsunuz? alın size kesin çözüm.

Bir bilgisayar sıfırdan toplanır,
ADSL hattı yeni bir hat olarak sıfırdan çekilir,
İnter bağlantısı sadece oyun için yapılır
oyun sitesine bağlanarak oyun download edilir
sonra oyuna login olunur
hiçbir siteye girilmeyecek, hiçbir sro 3. parti programı ile açılmayacak (loader bot vb.)
Elle kasılacak


Birisi şakamı yapıyorsun sen desinde gözünü şişireyim  Grin
 
Yazdır  Sayfa 1
« önceki sonraki »
Gitmek istediğiniz yer: